Hipertansiyona neden olan belli başlı ilaçları sayalım: Ağrı kesicilerin bir kısmı, kortizon, doğum kontrol hapları, bazı grip ilaçları, organ naklinde kullanılan bir kısım ilaçlar, bazı kanser ilaçları. Bunların yanında bitkisel ilaçlardan da tansiyonu yükseltenler vardır ve bunlar kullanıldığı zaman dikkatli olunmalıdır.

Yüksek tansiyon hastaları öncelikle kilo almamaları lazımdır. Eğer fazla kiloları varsa, ideal kiloya ulaşmaları tansiyonun kontrol altına alınmasını kolaylaştırır. Bunun yanında az tuzlu, potasyumdan zengin, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeleri hipertansiyon için çok faydalıdır.

Her ilaç gibi tansiyon ilaçlarının da yan etkisi vardır. Ancak bu yan etkiler çoğu zaman hastanın hayatını tehdit etmez, basit bazı tedbirlerle giderilebilir. Yani genel olarak oldukça emin ilaçlardır. Belli başlı yan etkileri, baş ağrısı, halsizlik, öksürük, bacaklarda şişme ve nadiren kaşıntı yapmalarıdır. Bunların önemli bir kısmı ilacı kullandıkça hafifler veya geçer.

Hipertansiyon ilaç dışı ve ilaçla olmak üzere iki şekilde tedavi edilir. İlaç verilse bile hasta yaşam şeklinde bazı değişiklikler yapması gerekmektedir. Hangi hastaya ilaç verilmesi gerektiği tansiyonun şiddetine, vücutta oluşturduğu hasarlara ve eşlik eden risk faktörlerine göre belirlenir.

Hipertansiyon sinsi bir hastalıktır, çoğu zaman belirti vermez. Kan basıncının yükselmesi ölçüm cihazlarıyla anlaşılır. Her yerde bulunabilen bu cihazlar kullanılarak hipertansiyon tanısı konulur ve gereken önlemler alınır.

Yol açtığı sağlık problemleri aşağıda sayılmıştır:

Damar Sertliği: Damar duvarında yağlar ve pıhtılaşma elemanları toplanarak plak dediğimiz balmumuna benzeyen maddelere yol açar. Damar duvarının elastikiyeti bozulur, damar tıkanıklığı gelişmeye başlar. Bu  duruma genel olarak damar serliği denir. İşte yüksek tansiyon bu maddelerin damar duvarında toplanmasını kolaylaştırır.

Kalp: Yüksek tansiyon kalbi besleyen damarlarda tıkanıklığa yol açar. Bu durum sonucunda kalp krizi görülür. Ayrıca hipertansiyon kalbin duvarlarını kalınlaştırır, kalp yetmezliğine ve ritim bozukluklarına neden olur.

Böbrek Hastalığı: Hipertansiyon böbrek damarlarını ve süzme fonksiyonu gören hücreleri bozarak olumsuz etki yapar. Vücutta üre gibi zararlı maddelerin yükselmesine neden olur. Ayrıca böbrek hastalığı da yüksek tansiyona neden olabilir.

İnme: Hipertansiyon beyin damarlarında tıkanıklığa ve dolayısıyla felce neden olur. Ayrıca beyin damarlarının yırtılmasına neden olarak kanamaya yol açabilir.

Göz: Hipertansiyon gözün arka tarafında, retina dediğimiz kısımdaki ince damarların bozulmasına neden olur.

Kan basıncının normal değerini belirlemek için dünyada bu işle ilgili örgütler belli aralıklarla toplanır ve bir yönerge yayınlarlar. Bu örgütlerin genel olarak kabul ettiği normal kan basıncı 120/80 mmHg’nın altında olmasıdır. Yani bu değerin altı en istenilen kan basıncıdır.

Tıpta kan basıncı milimetre cıva denilen bir ölçüm birimi ile değerlendirilir. Örneğin 120/80 mmHg. Halk arasında bu 12/8 olarak söylenir. İşte buradaki 120 büyük tansiyonu, 80 ise küçük tansiyonu gösterir. Büyük, yani sistolik tansiyon, büyük ölçüde kalbin damarlar içine attığı kan miktarıyla ilişkilidir. Küçük, yani diyastolik tansiyon, damar içindeki dirençten oluşur. Tabii oluşma mekanizması bu kadar basit değildir. Çok daha karmaşıktır.

Yüksek tansiyonun yani hipertansiyonun çoğu zaman nedeni belli değildir. Bunun yanında hareketsiz yaşam, kötü beslenme, şişmanlık, ileri yaş ve bazı kalıtsal faktörler kan basının yükselmesine katkıda bulunabilir. Ayrıca hipertansiyona neden olan bazı hastalıklarda vardır. Genellikle böbreği ve böbrek üstü bezini ilgilendiren hastalıklarda hipertansiyon daha sık görülür.

Yüksek tansiyon yaşlılarda ve ailesinde hipertansiyon olan kişilerde daha sık görülür. Ayrıca fazla kilolu olanlarda da daha sıktır. Bunun yanında aile hikâyesi olmayan genç insanlarda da hipertansiyon görülebilir. Bu kişiler hipertansiyon nedeni açısından dikkatli bir şekilde araştırılmalıdır.

Hipertansiyon çok yaygın görülen bir sağlık sorunudur. Ülkeden ülkeye değişiklikler göstermesine karşın, genel olarak kabul edilen 20 yaş üstü yetişkinlerin her on kişiden dördünde hipertansiyon vardır. Seksen yaş üstü kişilerde ise çok daha fazladır. Bu yaş grubundaki her on kişiden dokuzu yüksek tansiyonludur.

Kan basıncı çok önemlidir çünkü kanın damar içerisinde akmasını sağlar. Bu sayede besin maddeleri ve oksijen organlara taşınır.

 

Bunun yanında kan basıncının yükselmesi, yani hipertansiyon, tehlikeli bir durumdur. Kalp ve damar hastalıkları açısından risk oluşturur.