Hipertansiyon Atakları Nelerdir?
  • 171
  • 0

Kişilerde ölçülen tansiyon çok değişkendir. Kişinin vücudundan veya dışarıdan kaynaklanan faktörlere göre artıp azalabilir. Önemli olan bu değişimin, kişinin yaşamını tehdit etmeyen sınırlar içinde olmasıdır. Tedavide de bu amaç güdülür.

Bazı hastaların takip ve tedavisi sırasında hipertansiyon ataklarından fazlaca şikâyet ettiği görülür. Özellikle panik atak olan hastalarda ani tansiyon yükselmeleri fazladır. Eğer hastada daha önce belirlenmiş bir hipertansiyon varsa, panik atak sırasında tansiyonları çok fazla yükselir, 200 mmHg, yani 20’nin üzerine kadar çıkabilir. Bu tür hipertansiyon ataklarına Labil, yani Oynak Hipertansiyon adı verilir.

Yüksek tansiyon doktorlarını ve acil servisleri en çok meşgul eden durumların başında bu hastaların tansiyonlarının yüksek olduğu zaman, kapıldıkları panik duygusu gelmektedir. Hasta tesadüfen, hiçbir belirti olmamasına karşın, kan basıncının yüksek olduğunu öğrenir, bu durum onu panikletir ve direk acil servise koşar. Aslında bu durum da telaşlanmaya gerek yoktur. Her kan basıncı yükselmesi acil değildir, hemen müdahale edilmesi gerekmez. Yüksek tansiyon toplumda çok yaygın bir sorundur, gerçek acil müdahale edilecek hipertansiyon oranı ise bu yaygınlığa göre çok düşüktür. Bu nedenle panik yapmaya gerek yoktur.

Hangi hipertansiyon atağı acildir?

Bu konuda belirlenmiş bir tansiyon seviyesi mevcut değildir. Genel olarak 180/110 mmHg’nın üstünde ölçülen tansiyona şiddetli hipertansiyon denilir. Ancak bu seviye kan basıncının hemen acilen düşürüleceği manasına gelmez. Mutlaka önem verilmeli, tedavi edilerek normale getirilmesi gerekmektedir. Eğer hastada acil müdahaleyi gerektiren bir durum mevcut değilse, bu seviyenin üzerindeki kan basıncı belirlendiği zaman, ağızdan verilen ilaçlar ile tansiyon düşürülebilir. Yalnız bazı hastalarda, beraberinde bulunan hastalıklara bağlı olarak bu seviyenin altındaki kan basıncı yükselmelerinde de acil müdahale gerekebilir.
Acil olarak tansiyonuna müdahale edilmesi gereken klinik durumları sıralayalım:

• Habis hipertansiyon,
• Hipertansiyona bağlı beyin kanamaları,
• Beyin damarlarında tıkanıklığa bağlı olarak ani başlayan inme,
• Acil veya akut kalp yetmezliği tablosu,
• Kalp krizi veya kalp damarlarında tıkanıklığa bağlı ani gelişen olaylar,
• Aort damarının ani yırtılması,
• Gebelerde görülen, gebelik zehirlenmesine bağlı şiddetli hipertansiyon,
• Ani başlayan böbrek yetmezliği,
• Feokromasitoma denilen hastalığın ani başlayan yüksek tansiyon krizi,

Yukarıdaki durumlarda kan basıncı yüksekliği mutlaka tedavi edilmelidir. Peki, şimdi diyeceksiniz, normal evde otururken veya çalışırken, hangi belirtiler acil bir müdahale gerekebileceğinin işaretleri olabilir. Maddeler halinde yazalım:

• Ani başlayan şiddetli baş ağrısı,
• Bilinç bulanıklığı veya bilinçte tam kayıp,
• Görmede bozukluk ve çift görme,
• Ani başlayan konuşma bozukluğu ve peltek konuşma,
• Bir taraf kol veya bacakta kuvvet kaybı veya uyuşma,
• Şiddetli göğüs ağrısı,
• Ani başlayan şiddetli nefes darlığı veya sık soluk alıp verme,
• Bulantı ve kusmalar,
• Kasılma nöbetleri.

İşte bu belirtileri olan hastalarda zaman kaybedilmemeli, hemen ambulans çağrılarak, hastane acil servisine götürülmelidir. Ev koşullarında bu hastaları tedavi etmek, sakıncalıdır.

Ancak hastada bu belirtiler mevcut değil, ama tansiyonu yüksek ölçüldü ise geciktirilmeden tedaviye alınmalıdırlar. Bunun için acil tedavi gerekmez, ağızdan alınan hipertansiyon ilaçları ile bu hastaların kan basıncı düşürülebilir

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *