• 236
  • 0

Bir Risk Faktörü Olarak Şişmanlık

Kilo artışı en önemli sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Kilo vermek, her bakımdan faydalıdır. Örneğin, 100 kg’ın üzerinde ağırlığı olan bir kişi, kilosunun % 10’nu verdiği zaman sağlayacağı yararları aşağıda yazıyorum:

  • Büyük ve küçük tansiyonda anlamlı bir düşüş sağlanır,
  • Toplam kolesterol oranında % 10 kadar bir düşme gerçekleşir,
  • Şeker hastalığının gelişme riskinde % 50’den fazla bir azalma gerçekleşir,
  • Şeker hastalığı varsa buna bağlı gelişebilecek harabiyetlerde % 30-50 arasında bir düşme sağlanır,
  • Her hangi bir nedenle gelişebilecek ölüm riskinde % 20 oranında azalma gerçekleşir.

Şişmanlığın en önemli nedeni aşırı yemedir. Bazı araştırmacılar, metabolizmadaki yavaşlamanın şişmanlığa katkıda bulunan bir faktör olduğunu belirtmelerine karşın, genel olarak kabul edilen en önemli görüş, aşırı yemedir. İştah ve iştahın kontrolü, dinamik bir süreçtir. Biyolojik, çevresel, psikolojik birçok olayın kontrolü altındadır.

Aslında şişmanlık, modernleşmenin ve evrimin getirdiği bir mirastır. Enerji tüketimi düşük, yiyeceğin çok bol olduğu bir dünyada kişilerin kilo alması doğal bir süreçtir. Yani biz, bu açıdan toksik ve zararlı bir çevrede yaşamaktayız.

Şişmanlığın Tedavisi

Şişmanlığın tedavisi birçok faktör ile ilişkilidir. Hekimler arasında şişmanlık, karşılığı alınamayan bir iş gibi görülmektedir. Şişmanlığın tedavisi, kişilerin sağlık, iyilik ve moral durumunu geliştirmeyi, yaşamın daha sonraki dönemlerinde oluşabilecek riskleri azaltmayı hedefler. Tedavideki hedef, kilo kaybını sağlamaktır, ancak ideal kiloyu muhafaza etmek, çok daha önemlidir. Şişmanlık tedavisindeki başarı, normal ağırlığa ulaşmaktır. Bununla beraber, hedef olarak şişmanlığın derecesinin azaltılmasını koymak, çok daha gerçekçidir. Hatta kilo artış eğiliminin azaltılması bile önemli bir başarıdır.

Şişmanlığın tedavisi için ne yapılmalıdır?

En önemlisi, yaşam standardında yapılacak değişikliklerdir. Şişmanlığın derecesine ve hastanın motivasyonuna göre birçok tedavi yöntemi uygulanabilir. Bunlar arasında besin dengesinin ayarlanması, alkol alımının azaltılması ve fiziksel aktivitenin artırılması olarak sıralanabilir. Ancak maalesef çoğu zaman bu uygulamaları yapabilmek, oldukça güç olmakta, hastalar bir süre sonra bu tedbirleri uygulamaktan vazgeçerek başlangıçtaki kilolarına geri dönmektedirler.

Tüm tedbirlere rağmen, vücut kitle indeksi 35’in üzerinde olan hastaları sadece diyet ve egzersiz programlarıyla zayıflatmak güç olabilir. Bu hastalara zayıflama ilaçları vermek gerekebilir.

Şişmanlığın tedavisinde cerrahi yöntemlerin uygulanması yaygınlaşmaya başlamıştır. Hiçbir tedavi yöntemine yanıt vermeyen, şişmanlığın yaşam için risk oluşturduğu hastaların cerrahi yöntem ile tedavi edilmeleri gerekebilir.

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *